Elif, Arap alfabesinin ilk harfidir. Kameri harflerdendir. Sadece sağdan bitişir; soldan elife hiçbir harf bağlanmaz. Etimolojik açıdan elif, tanışmak, kaynaşmak, sevmek, cana yakın olmak, dostlukta bulunmak anlamlarına gelen “ülfet” ile, bir şeyin çeşitli unsurlarını biraraya getirmek, çeşitli şeyleri birleştirip karıştırmak, arasını bulmak, barıştırmak, husumeti defetmek anlamındaki “telif” mastarlarının türediği “e-l-f” kökündendir.

Elif, diğer harflerin de kaynağıdır. Elif noktadan, diğer harfler de eliften meydana gelir. Diğer harflerin hepsi, elif harfinin değişik kıvrımları şeklinde yazılmasıyla meydana geldiğinden, tüm harflerin aslı ve esasıdır. Bütün harfleri elifte görmek mümkün olduğu gibi bütün varlıkları Bir’de görmek mümkündür.

Elif ister harf, ister sayı olsun daima dik yazılır. Allah ve Ahad adlarının ilk harfi olduğu gibi, evvet, ahir, ezel, ebed sıfatlarının da ilk harfi olan elif, evvel ile ahiri, ezel ile ebdi Ahadiyet çizgisinde birleştirir. Bu nedenle elifi, yani Allah’ı bilmek her şeyi bilmek demektir. Elif, “Bir” olduğu için her şeyin kaynağıdır. Kesret (çokluk, bolluk), “bir”den gelir. Bu bakımdan tasavvuf edebiyatımızda Allah isminin yerine işaret olarak daima elif harfi kullanılmıştır. Hz. Muhammed’in işareti de mim harfidir.

Elif harfi ötreli okunduğunda “o” olur. Yani Türkçede üçüncü tekil şahsı gösteren zamir oluşur. “O” zamiri yalın halde ve tek başına kullanıldığında Allah adının yerini almış olur. Türkçedeki “o” zamiri, ARapçadahi “hu” zamirinin karşılığıdır. Bu nedenle elifi ötreli okumak “hu” zikrini söylemek demektir.

 “Elif çekmek” sinede oklarla, kılıçlarla açılan yaraları, yürek acılarını anlatmak için kullanılan bir deyimdir.

Elif, şekil özelliğiyle doğruluk, yücelik kavramlarını çağrıştırır. Hem bir harf, hem bir rakam olan elif, tasavvufta vahdet, insaniyet gibi birçok anlam taşır. Âşıkane olarak da elif, sevgilinin boyudur, âşığın doğruluğudur.

TASAVVUFİ METAFOR OLARAK ELİF

Alfabenin ilk harfi olan elif, düz biçimiyle Allah’ı ifade eder. Alfabenin ilk harfi olması ve diğer harflerin de aslı ve esası olması nedeniyle tasavvufta Allah’ı simgeler. Elif bütün harflerin evveli olduğu gibi, Allah da bütün varlıkların evvelidir.

Düz bir çizgiden oluşan elifin noktasının olmaması ve kendinden sonra gelen hiçbir harfle birleşmemesi vahdeti (birlik, teklik) temsilinin ayrı bir noktasıdır. Ebced hesabında 1 sayısına karşılık gelen efif, bu yönyle de Allah’ın birliğini temsil eder.

Elif, tekliğiyle alfabenin, Fâtiha’nın, ilk ayetin başı oluşuyla da özeldir. Mutasâvvıflar, hattatlar ve ebrûzenler Allah’ı simgelemek için elif harfini kullanırlar. Hattat, çalışmasını bitirdiğinde elifi ya en başa ya da en ortaya koyar ki bayrak gibi dalgalansın. Mutasâvvıf, saatlece elife bakıp tefekkür âlemine dalar. Ebrûzen, özenle yaptığı lale motifi üzerine elif işler. Elife doğru yatılmaz, ayak uzatılmaz, alelâde  yerlere asılmaz. Elif Allah’tır.

Hareke nokta kabûlünden elif müstagnî

Vahdete işte nişân bir var imiş bir yog imiş

Tokatlı Kânî

Elif harfinin hareke ve noktaya ihtiyacı yoktur.

“Bir varmış, bir yokmuş”, işte birliğin nişanı budur.

Bir masal tekerlemesi olan “bir varmış, bir yokmuş”, aslında fanî olan dünyada fanî olan insanın hayatını ifade etmektedir. Geometrik olarak nokta açık istiare ile insanı temsil etmektedir. Hareke de insanın fiilleri, tercihleri anlamında kullanılmıştır. Müstagnî olan elif, Allah’tır. Tasavvufi anlamda şair “nokta Elif’e vasıl olmadıkça var olamaz” temasını işlemektedir.

Elif Allâhdur ki olmaz nutkı zâtından cüdâ

Uş kitâb-ı vahy-i mutlak uş Mesîhî mu’cizât

Nesimî

Elif Allah’tır. Onun sözü zatından ayrı düşünülemez

İşte mutlak vahyin kitabı, işte Mesih’in konuşması gibi mucizeler

Elif duruşuyla kıyamdaki âdemi simgeler.

Elif, geleneksel olarak halk diline yerleşmiş bir duadır : “Elif Allah, mim Muhammed, tez selamet”

VAHDET

Elif, geometrik olarak noktalardan oluşmuştur. Noktalar birliğidir. Diğer tüm harfler de elifin şekillenmesinden oluştuğu için, harflerin de birliği olarak kabul edilir.

Elif, rakam olarak biri simgeler. Ebced hesabında değeri birdir.

Tüm harflerin, dört kitabın, Kur’an’ın tüm ayetlerinin simgesi olması bakımından da vahdeti temsil eder.

Dört kitâbun ma‘nîsi tamamdur bir elifde

Bâ didürmen siz bana bâ diyicek azaram

Yunus Emre

Dört kitabın manası sadece elifte tamamen mevcuttur.

Siz bana “ba” dedirmeyin, “ba” diyince yolomu kaybederim.

…

Bir elif tahsîl iden münezzehdür âlemden

Endîşe iklîminde niçün durup gezerem 

Yunus Emre

Bir elif öğrenen âlemden münezzehtir.

Düşünce ülkesinde neden gezip durayım.

…

Sûret-i kesretle olmuş muhtelif

Cümlesinden zâtı birdir çün elif

Nesimî

Her şeyin varlığı elif gibi birdir

Ama çokluk suretiyle farklı görüntülere bürünmüştür.

…

Gerçi kim harf-ı ‘elif' bir harf olur

Lîk bir yüzden gözetsen elf olur

Sinan Paşa

Gerçi elif harfi bir harften ibarettir.

Lakin başka türlü okursan bin olur.

Burada elif harfinin binlerce noktanın bileşiminden oluştuğu, elifin bir terkip olduğu ifade ediliyor. Elf, kesret ifade etmektedir. Şair aynı harfleri elif ve elf okurken vahdet içinde kesret, kesret içinde vahdetin bulunduğunu ifade ediyor.

ÂDEM

Âdem, tasavvufi olarak ideal insan anlamında kullanılır.

Eyü âdem olan kişi Hak yolında ‘adem gerek

Elif ile mimin dâlın terkîbini bilen bilür

Ümmü Sinan

İyi insan Allah yolunda yok olmalıdır.

Elif, dal ve mim harflerinin oluşturduğu sırrı bilen bilir.

Âdem kelimesi elif, dal ve mim harflerinden oluşur. Harfleri, şekil özellikleriyle insan hayatını simgeler. Elif ( آ) gençliği, dal ( د) beli bükülmüş yaşlılığı, mim ( م)  ise yok oluşu, ölümü simgeler. Bu harfler şekilleriyle namazı da simgeler. Elif kıyam, dal rükû, mim secdedir.

Kisvemiz hurûf-ı âdemdür kerâmet mazharı

Nakş ider üstâdlarımız mîm elif dâl üstine

Ümmü Sinan

Görüntümüz, keramete mazhar olan “Âdem” harflerinden ibarettir.

Üstadımız (Allah) bize elif, dal, mim harflerini nakşetti.

Âdem kelimesindeki elif Allah’ı, mim tahsilat-ı Muhammed’i, dal nûr-ı Muhammed’i simgeler.

İki elif iki nûnun bir sînin ma’nîsi olan

Sırr iline sultân olur ölmezden ön ölen bilür

Ümmü Sinan

İki elif, iki nun bir sin harfinin anlamını bilen

Ölmeden önce ölür ve sır ülkesinin sultanı olur.

Birinci dizede “insân” kelimesinin harfleri verilmiş; ikinci dizede ise insan olmanın gereği belirtilmiştir.

Her kim olmazsa elif gibi kapunda müstakim

Aybını setr eylemez kimse anun illâ ki sin

Taşlıcalı Yahya

Senin kapında elif gibi doğru olmayanın kusurunu (bile)

senden başka kimse gizleyemez

DOĞRULUK

İdeal insan tipi olan Âdem’in birinci vasfı doğruluktur. Elif şekil olarak doğru insan tipini simgeler. Dürüstlük, sadakat, sözünde durma, riyakar olmama gibi birçok vasıfları da içinde barındırır.

O kul ki togrı ola hıdmetünden eyleme dûr

Yaman olur elif îmândan gidince hemîn

Taşlıcalı Yahya

Doğru olan kulu hizmetinden uzak tutma.

“Ỉmân” ( ايمان)kelimesinden elif harfi çıkarılırsa geriye kalan “yaman” ( يمان ) olur.

Yaman, Türkçe “kötü, korkulan (kişi)” anlamına gelir. Kelimeden çıkarılan elif, doğruluğu simgelemektedir.

Râst u yektâ vü sâde ol elif gibi yüri

Meslek-i tevhîde İshâk ister isen togrı yol

Üsküplü İshak

Ey İshak, tevhit mesleğinde doğru yolda olmak istersen doğru,

Tek başına ve sade ol, elif gibi yürü.

ÂŞIK

Âşık olmanın şartı, “aşk” kelimesinin ortasına eklenen elifin gerektirdiği doğruluk ve sadakati göstermektir.

Âşık dört harfdür ki '‘ayın' ‘âr'a, 'elif' idbâr'a,

'şîn' şekâvet'a, 'kâf' kazâ'ya işârattur.

Sinan Paşa

Ar   – Utanma, utanç duyma

İdbâr – İşlerin ters gitmesi, talihsizlik.

Şekâvet – her çeşit kötülük içinde olmak. Bela ve zillete düşmek. Sıkıntıda kalmak. 2. Haydutluk, eşkiyalık.

Kaza – Beklenmedik bela.

…

Işk etegin tutmak gerek ‘âkıbet zevâl olmaya

Işkdan okuyan bir elif kimseden su’âl olmaya

Yunus Emre

Sonunda yok olmamak için insanın aşk eteğini tutması gerekir.

Aşktan bir elif okuyan kimseden ahret suali sorulmaz.

“Aşk” kelimesinde elif yoktur, şair bu kelimeyle mecaz yaparak aşk kitabını kastetmektedir. Üstelik “aşk” içine elif yerleştirilince “âşık” olur; şair bunu kastetmektedir.

Elifdür kaddi yârun kaşları nûn

İlâhî eyleme ‘uşşâkı ansuz

Zâtî

Yârin boyu elif, kaşları nun’dur.

Allahım âşıkları onsuz bırakma.

…

Eşküm akar su elifler servlerdür lâle dag

Ey sehî servüm yiridür eyler isen geşt-i bâg

 Muhibbî

Gözyaşım akarsu, sinemdeki elifler servi, dağlar laledir.

Ey düzgün servi boylum, bahçe gezmek istersen tam zamanıdır.

…

Sînemi dâg eyleyüp çekdüm ana yir yir elif

Sanki bir bâg içre bitmiş serv ü lâle muhtelif

Muhibbî

Sanki bir bağ içinde servi ve laleler bitmiş gibi

Sinemi dağlarla doldurup yer yer elifler çektim.

KIYAFET OLARAK ELİF

Dervişlerin giydikleri keçeden yapılmış bir çeşit kumaşın adı elifîdir. Bir buçuk, iki arşın kadar uzunlukta, dört parmak enindeki bir keçe üzerine kumaş kaplanır. Bir ucuna uzunca bir şerit dikilip, kemer gibi bele bağlanan kıyafete elif gibi uzun olduğu için “elifî” adı verilmiştir. Mevlevî Âyin-i şerifinde semazenlerin giydikleri tennure üzerine bağladıkları kuşağa “Elif lâm” adı verilir.

Hem-reng-i nûr-ı vahdet olupdur külâhımuz

Mülk-i hidâyete elifî şâh-râhımuz

Gelibololu Ali

Külahımız vahdet nuruyla aynı renktedir.

Elifî yolumuz doğru yol ülkesine çıkar.

Burada doğru yol hedefi kalenderî derviş kıyafeti ile tanımlanmaktadır. Baştaki külah yolun meşalesi, elifî kaba da istikameti göstermektedir.

HAT SANATINDA ELİF

Çekemezler bir elif hattun bigi hattâtlar

Yazamazlar bir girih zülfün gibi nakkâşlar

Hassan - Mecmuatü’n-nezâir

Hattatlar senin boyun gibi bir elif çekemezler.

Ressamlar senin saçın gibi bir kıvrım resmedemezler.

EDEBİYATTA ELİF

Elif Divan edebiyatında sevgiliyi, Fars edebiyatında doğruluğu, Tasavvuf edebiyatında Allah’ı simgeler.

Mevlana,şiirlerinde elifi işlemiştir. İlahi aşk duygusuyla şiirler yazan Mevlana, elifi aşka benzetir : “Aşk da tıpkı elig gibidir, adında gizlidir. O olmadan da besmele sese gelmez. O, her şeyin başıdır. “

“Elif olmak zordur. Dünya ne kadar dönerse dönsün Hep olduğun gibi olmaktır ,hep aynı yerde kalmanın adıdır elif olmak Elif hep olduğu yerdedir. Zordur elif olmak. Elif olmak yalnızca elif olmaktır Ne B, ne T, ne S Elif... Yalnızca elif Elif demeden hiçbir şey denilemez Ben elif dedim Artık her şeyi söyleyebilirim.” – Hz. Mevlana.

Elif, Fars edebiyatında doğruluğu simgeler. Fars şairleri bunu yaparken elifin değişik özelliklerinden yararlanmışlardır. Boyu, göğüsteki çizgileri, alfabedeki yeri, diğer harflaerin aslı olması, noktasının olmaması ve vahdet gibi birçok şekilde elif doğruluğu temsil etmiştir. Derler ki, her bin yılda elif boylu biri gelir.

Yarin boyu elif harfi gibidir. Sevgilinin boyu elig gibi uzun, endamı elif gibi düzgündür. Kölesi olan sevgilinin boyu ise, lamelif gibidir, eğilmiş, bükülmüştür. Aşk yolunda çeşitli acılar çeken aşığın bir zamanlar dosdoğru olan boyu, sevgilinin zulmü sonucunda bükülüp lam ya da dal harfine de benzetilir. Aşık, çektiği acılar nedeniyle adeta beli bükülmüş bir ihtiyara döner.

Elif sevgilinin açtığı yarayı da simgeler. Aşığın bağrında oluşan yaralar elife benzetilir. Elif harfi yazılış yönüyle başka bir elifle yan yana yazılamaz. İki elif harfi birbiriyle birleşemez. Sevgili naz (ناز) içindedir; yani naz sözcüğünün ortasında yazılan elif harfi gibidir. Aşık ise bela (بلا) altında kalmıştır. Yani bela sözcüğünün sonunda yazılan elif gibidir. Bu nedenle ikisinin birleşmesi mümkün olmaz.

Mushafda kadd ü zülf ü dehânun mı gördi kim

Dil tıflı okudugı elif-lâm-mimdir

Ahmed Paşa

Gönül çocuğu Kuran’da boyunu, saçını ve ağzını görmüş gibi, olduğu “elif-lâm-mim”dir.  Sevgilinin boyu elif, saçı lam, ağzı mim harflerine benzetilmiş. Elif-lâm-mim, Bakara suresinin ilk ayetidir. Gönül çocuk olduğu için, henüz ikinci sureye gelmiştir.

Elifler var ki lâyık her biri serv-i sehî-âsâ

Diküp bâg-ı behişte mâye-i hüsn ü bahâ eyle

Nedim

Her biri düzgün boylu servi ağacı gibi, cennet bahçesine dikilip,

güzellik ve değerin kaynağı olmaya layık nice elifler var.

…

Fuzûlî'nin tarîk-i nazma tab'ın müstakîm etmiş

Hayâl-i kâmetin kim bir elifdür i'tidâl üzre

Fuzulî

Sevgilinin elife benzeyen orta boyunun hayali,

Fuzuli’nin yeteneğini şiir alanına yönlendirdi.

…

Kadd-i mevzûnın elifdür didiler kaşını med

Ömr-i sermeddür hele ben bildügüm ol serv-i nâz

Nev’î

Onun düzgün boyuna elif, kaşına med dediler.

Böyle olunca benim bildiğim o naz servisinin ömrü sonsuzdur.

…

Togrısın direm elif kaddünle kaşun meddinün

Kejligi nakşında ‘âciz kaldılar nakkâşlar

Zeynî - Mecmuatü’n-nezâir

Doğrusunu söylersek, elif boyunun düzlüğü ve

med kaşının eğriliğini tasvir etmekte ressamlar aciz kaldılar.

…

Hasret-i kaddün ile kanlu elifler çeksem

Sînede her biri bir serv-i gül-endâm olsa

Bâkî

Boyunun hasretiyle sineme kanlı elifler çeksem.

Eliflerin her biri gül boylu servi olsa

…

Batalı kana ohun dîde-i giryân içre

Bir elifdür sanasın kim yazılır kan içre

Fuzulî

Ağlayan gözümün içindeki kana bakışının oku batınca,

kan içine yazılmış elif gibi olur.

…

Çek tîgün ile sîneme ey serv-kad elif

Tâ mülk-i câne gelmeye tîrüne râh ola

Emrî

Ey servi boylu sevgili, sineme kılıcın ile bir elif çek de

(bakış) okunun canımın ülkesine gelmesi için yol olsun

…

Bir elifdür kim o bînî âfitâb üstindedür

Ol dehen şol mîme benzer mâhtâb üstindedür

Zatî

Sevgilinin o burnu, güneş yüzü üstünde bir eliftir.

O ağzı, “mehtap” kelimesinin başındaki mim harfine benzer.

…

Kaddi yâdına elifler çekdügince sîneme

Elleri kan olsa çeşmüm çeşmesinden yur idüm

Amrî

O sevgili, boyunun hatırasına sineme elifler çekerken elleri kana bulaşsa,

ellerini gözümün çeşmesinden yıkardım.

…

Ol serv çekdi sînemüze rast bir elif

Yâr itdügini itmedi hîç bir ahad bana

Helâkî

O servi boylu sevgili sinemize doğru bir elif çekti.

Bana sevgilinin ettiğini hiç kimse etmedi.

…

Dag u elif ki sînede yir yir nişânedür

Bir serv-kad ü lâle-ruhun yâdigârıdur

Hayâlî

Sinemde yer yer görünen dağ ve elif, servi boylu lale yanaklı bir sevgilinin armağanıdır.

…

Sîneme çeksem elifler daglar yaksam nola

Bâkiyâ bir serv-kâmet gül-‘izârum aldılar

Bakî

Ey Bakî, bir servi boylu ve gül yanaklı sevgilimi elimden aldılar.

Onun anısına sineme elifler çeksem, dağlar yaksam şaşılır mı?

…

Elifler gibi sînemde çekilsün kâmetin şekli

Efendi bu dil-i müştâka senden yâdigâr olsun

Usulî

Ey sevgili, boyunun şekli elifler gibi sineme çekilsin de

bu düşkün gönlüme senden hatıra olsun.

…

Her elif bir hançer-i hûn-rîz-i bürrândur sana

Hançer-i hûn-rîz-i bürrândan hazer kılmaz mısun

Fuzuli

Ey, Kuran’da kusur bulduğunu sanan kişi, onun her elifi sana keskin bir kılıçtır.

Kan dökücü keskin kılıçtan da korkmaz mısın?

…

İncecikten bir kar yağar

Tozar Elif Elif diye

Deli gönül abdal olmuş

Gezer Elif Elif diye

Elif’im uğru nakışlı

Yavru balaban bakışlı

Yayla çiçeği kokuşlu

Kokar Elif Elif diye

Elif’im kaşların çatar

Gamzesi sineme batar

Ak elleri kalem tutar

Yazar Elif Elif diye

Evlerinin önü çardak

Elifin elinde bardak

Sanki yeşil başlı ördek

Yüzer Elif Elif diye

Karac’oğlan eğmelerin

Gönül çekmez değmelerin

İliklenmiş düğmelerin

Çözer Elif Elif diye

Karacaoğlan

….

Bir elif çekdi yine sîneme cânân bu gece

Pek salındı bize ol serv-i hırâmân bu gece

Ayın ondördü gibi dün gece meclisteyidi

Kande akşamlayacak ol meh-i tâbân bu gece

Enderunî Vasıf

…

 

KAYNAKLAR

1.      Karaköse S. Bir elif çekmek : Klasik edebiyaztımızda elif. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi Sayı: 2/1 2013 s. 199-228.

2.      http://www.sozvesiir.com/edebiyat/elif-harfi-anlami-ve-sirlari/

3.      https://tr.wikipedia.org/wiki/Elif_(harf)